Mavi Köşk hakkında hiç bir bilgimin olmaması beni derinden üzdü. Hele de orada yaşananları ve ne amaçlı kullanıldığını öğrendikten sonra bir kez daha utandım. Böylesine yakın bir tarihin mihenk taşı sayılabilecek simge yapıları ve olayları hakkında bilgi sahibi olmamak (olamamak) üzücü

Gittiğim seminerde bir konuşmacının da söylediği gibi; Eğitim sistemimiz içerisinde blok flüt çalmadan, o flütü kafasına yemeden, mezun olan var mı? diye bir soru soruyordu ve hemen arkasından da şu soruyu. Dünyaca ünlü blok flüt virtüözümüz kimdir? Evet öyle birisi yok maalesef. Demem o ki bi yerlerde bir yanlışlık var. Evet bunları bilmeyerek cahilim de tek suçlu ben miyim?Kıbrıs Gezilecek Yerler Çekergezer Hakan Aydın www.hakanaydın.com.tr www.cekergezer.com

Amaaaaan diyor insan bir iç çekerek ama bu konular derin mevzular. Mesaj kısmını hallettiğimize göre :) Mavi Köşk’e dönebiliriz. Ben öncelikle aklımda kalan kısmıyla bir özet geçeyim sonrasında rehberin ağzından birebir cümleleri aktarıyor olacağım. Bu köşk içerisinde fotoğraf çekmeye izin vermiyorlar. Sebebini sorduğumda ise köşkün gizemini koruyarak daha fazla ziyaretçi çekmeyi hedeflediklerini söylediler. Her ne kadar bu kararın saçmalığına inansam da saygı duyarak tek bir kare fotoğraf çekmedim iç mekanda.

Efenim sonra geldim biraz araştırayım dedim yazdım inernete Mavi Köşk diye ne göreyim. Alabildiğince görsel dolu. Hem de öyle kıyı köşe blog sayfalarında değil. Karşınıza ilk çıkan bu sektördeki bir numaralara yerleşmiş sitelerden bahsediyorum.

Mavi Köşk Manzarası Kıbrıs Gezilecek Yerler Çekergezer Hakan Aydın www.hakanaydın.com.tr www.cekergezer.com

Mavi Köşk adada konuşlu Türk Askeri tarafından işletiliyor. Rehberi asker, kapıda bizi karşılayıp kimliklerimizi alan görevli asker. Hal böyle olunca da sanki bir kışla binasındaymış izlenimi uyandırıyor insanda. Hele rehberin yarım saat boyunca bilgilendirme esnasında kullandığı jargon tam bir sunum edasındaydı. Yapılmakta, edilmekte, malumunuz olduğu üzere vb. :) silahlı kuvvetler jargonu diyebilirim.

Özet dedim ama bir türlü giremedim. Mavi Köşk Paulo Paolides isimli İtalyan asıllı Rum bir avukatın, perde arkasında Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısının -ki kendisi dönemim Cumhurbaşkanı Makarios’un avukatıymış- yaptırmış olduğu bir kompleks. Kompleks diyorum çünkü öylesine bir bina değil. İçerisinde her türlü aktivitenin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğü bir yerleşke Mavi KöşkKıbrıs Gezilecek Yerler Çekergezer Hakan Aydın www.hakanaydın.com.tr www.cekergezer.com

Öylesine ayrıntılı ki her odanın renginden, içerisindeki eşyaların renk uyumuna kadar en ince şekilde düşünülmüş, hiç bir ayrıntının atlanmadığı bir köşk. Öncelikle bu özelliğinden dolayı zevkine hayran kaldığımı belirtmek isterim amaaaa Kıbrıs Türklerine yapılan zulmün, işkencenin, suikastların ve yaşları yetenlerin hatırlayabileceği o dönemde yapılan hemen hemen bütün katliamların planlandığı, o katliamlar gerçekleşirken bu köşkte yaşayan insanların zevküsefa içerisinde hayatlarını sürdürdüklerini öğrendikçe insanın kanını donduran bir köşk aynı zamanda.

Mavi Köşk Kıbrıs Gezilecek Yerler Çekergezer Hakan Aydın www.hakanaydın.com.tr www.cekergezer.com

Özetle bu şekilde diyebilirim ama yine de fotoğraf çekilmemesi mantığına şerh düştüğümü paylaşmak isterim. Hangi devirde yaşıyoruz. Kulaktan kulağa duyulmasını bekleyerek mi bu zulümlerin insanlar tarafından öğrenilmesini bekleyeceğiz. TSK’nın bu zihniyetten vazgeçmesini ümit ediyorum.

Rehberin Ağzından:

EOK Terör örgütünün 07  Mart 1953 tarihinde kurulması 01 Nisan 1955’te ilk bildirgelerinini yayınlayarak kanlı eylemlerine başlaması Mavi Köşk’ün 1957 yılında kullanılmaya başlanması ve 1958 yılında Enosis fikrine karşı gelenlerin öldürülmeye başlanması bir tesadüf olamaz. İtalyan asıllı Rum Paulo Paolides tarafından yaptırılan Mavi Köşk, iki katlı, 16 bölümden oluşmakta ve günümüz betonarme teknikleri kullanılarak inşa edilmiştir. Kendisinin 1986 yılında katıldığı bir mafya toplantısı esnasında zehirlenerek öldürüldüğü söylenmekte.

Köşk içerisinde bir süt banyosu havuzu bulunmakta ve Sophia Loren’in burada süt banyosu yaptığı ve kendisinin Mağusa Kapalı Maraş bölgesinde bir adet yazlığı olduğu bilinmekte

Yıl 1957 ve binada bulunan klima ve ısıtma sistemi merkezi sistemle çalışmakta

Çalışma odası ve kütüphane olarak kullanılan bölümdeki kitapların tamamı kendisine ait ve orijinaldır. Ceylan derisi kaplı çalışma masası ise Cumhurbaşkanı Makarios’un kendisine hediyesi. Odadaki koltuk kişinin üzerinde oturmasının üzerinden bir buçuk saat kadar geçtikten sonra beton gibi sertleşerek kişinin rehavete kapılmasını önlüyor ve daha kolay konsantre olmasını sağlıyor. Bunu sağlayan özellik ise içerisinde kullanılan bir çeşit deniz süngeridir.

Dünya üzerinde kendisine ait bir adet fotoğrafının bulunduğu, diğer fotoğrafların bu fotoğraftan esinlenilerek yeniden üretildiği, boyunun 1.55-1.60m olduğu tahmin edilmekte

Üst katta bulunan her odanın farklı bir rengi her rengin farklı bir anlamı bulunmakta. Kırmızı oda dönemin mafya toplantılarının ve kanlı eylem planlarının yapıldığı oda. Her türlü karar son karar verici makam olarak Paolides tarafından timsah derisiyle kaplı masasından verilmekteydi.

Odada bulunan tabloda, Truva savaşınında Yunan savaş kahramanı Achilles’in (Aşil) ayak bileğinden yaralandığı an betimlenmiştir. Günümüzde kullandığımız aşil tendonu kavramı bu sahneden gelmektedir.

Azize Marina tablosu köşkün en değerli tablosudur. Bu tablo 1971 yılında Mağusa St. Barnebas kilisesinde iki papaz tarafından yapılmıştır. Tablonun iki önemli özelliği bulunmaktadır. İlki Azie Marina’nın haresinin som altından, gerdanlığın ve kasesinin altın suyundan yapılmış olmasıdır. Bir diğer önemli özellik ise odanın neresinde bulunursanız bulunun Azize Marina’nın gözleri elleri, dizleri ve ayak uçları sizleri takip ediyor olacaktır.

Mavi oda dönemin misafirlerinin geceyi geçirdiği yatak odası olarak kullanılmaktaydı. Oda duvarında bulunan Mavi girinti odanın ibadet bölümüydü. Bölümde bulunan ve uzak doğudan özel olarak getirtilen dokuz boğumlu bir ayna karşısında ibadet eden kişinin arkasında kalan tüm alanı rahatlıkla görebilmesini amaçlıyordu

Odadaki kasa 1977 yılında Türkiye’den özel olarak getirtilen ekip tarafından açılmış içerisinden 20 sterlin para ve bir altın anahtar çıkmıştır. Altın anahtar köşkün her noktasında denenmiş olmasına rağmen kullanım yeri bir türlü bulunamamıştır.

Yeşil oda Paolides’in dinlenme odası olarak kullandığı odaydı. Odada bulunan televizyon Kıbrıs’a getirtilen ilk televizyon olarak tarihte yerini almıştır. Odada iki adet kuş tüyünden yapılma stres koltuğu bulunmaktadır.

Yatak odasında bulunan iki adet pencere güneşin doğusu ve batışını görebilecek şekilde dizayn edilmiştir. Yatak başlığının arkasında bulunan bölüm ise bir kaçış tüneli olarak yıllarca anlatılmış fakat yapılan araştırma sonucunda buranın bir kaçış tüneli olduğuna dair anlatım bilgisi rehber metinlerinden çıkarılmıştır.

Bölmenin büyüklüğü bir insanın geçebileceği şekilde dizayn edilmiş fakat çıktığı yer süt banyosu havuzunun bulunduğu bölmenin çatı katına çıkmaktadır. Bu yüzden bir kaçış tüneli olma ihtimali yoktur.

Sarı oda dönemin misafir çocuklarının konakladıkları yatak odasıdır. Bu oda köşke daha sonradan ilave edilen bir deprem odasıdır. Bunu da tavandaki, duvardaki ve yerdeki esneme paylarından anlayabiliyoruz. Bu sisteme dilatasyon sistemi denmekte ve köşkte herhangi bir sarsıntı meydana geldiğinde bu oda köşkten ayrılabilecek şekilde tasarlanmıştır.

Paolides bekar ve çocuğu yoktur. Çocuklar karşı farklı bir ilgisi bulunmakta çocuk yatak odası, banyosu ve oyun alanındaki tüm eşyalar onların erişebilmesi amacıyla minyatür olarak tasarlanmıştır.

Koridor bölümündeki konsol ve üzerindeki aynanın çerçevesi gül amacından yapılmıştır. Konsol üzerindeki bronz balerin heykeli dengeyi temsi etmekte her ne şekilde konulursa konulsun dengede kalabilmektedir. Heykel o dönemde bir deprem habercisi olarak kullanılmaktaydı. Herhangi bir sarsıntı esnasında devrilerek yüksek bir ses çıkarmaktaydı. Heykelin merkezi bir noktada bulunmasından dolayı her noktadan rahatlıkla duyulabilmekteydi. Heykel Paolides’in kendisi tarafından yapılmış, üzerinde Paolides 1970 yılı 2 Haziran olarak bir tarih bırakılmış.

Teras bölümü Paolides tarafından özel olarak konumlandırılmıştır. Bir pencereden güneşin doğuşu diğer pencereden ise güneşin batışı rahatlıkla seyredilebilmekte. Terasta bulunan biblo takımıyla dönemin misafirlerine konyak ikramı yapılmaktaydı. İkram edilecek kişinin cinsiyetine göre karşıt cinsiyetli biblodan ikram edilmekteydi. Üzerinde Metaksa yazmakta günümüzde Yunanistan’da üretilmeye devam edilen bir içki çeşididir.

Yemek odasında bulunan sehpaların üzerinde insan figürleri bulunan zigon sehpalar bulunmakta. Köşke gelen misafirlerin sayısı kaç ise üzerinde o kadar sayıya denk gelen insan figürlü sehpa ile ikramlar yapılmakta. İçki dolabı üzerindeki kabartmalı kısımların bukalemun derisinden yapılmıştır. Özel solüsyonu sürüldüğünde ilkbahar aylarında yeşil, sonbaharda sarı, yazın kırmızı, kışın ise beyaz rengi almaktaydı. Ancak son bakımı bir sonbahar ayında yapıldığından üzerinde kalan hakim renk sarıdır.

Paolides’in çıkarmadan üç gün evvel burayı terk ettiği söylenmektedir. Bu köşke olan sevgisinden dolayı elbet bir gün geri döneceğini umut ediyor. Dolabın özel solüsyonundan tutun da birçok bakım giderini Türk Silahlı Kuvvetlerine özel olarak göndermiş. Ancak kendisi 1986 yılında öldüğünden ve bu özel formül kendisinden başka kimse tarafından bilinmediğinden dolabın bakımı yapılamamış ve dolap bu şekilde kalmış.

Köşkün havuz bar bölümünde bulunan tezgahın önündeki figür Yunan Şarap Tanrısı Dionysos’u betimlemekte. Odada görülen tüm figürler burçları simgelemekte. Paolides’in başak burcu olduğu bilinmekte o yüzden ağırlıklı olarak başak burcu figürleri kullanılmıştır.

Değerli misafirler sizlere şu ana kadar anlattığım bu köşkteki lüks ve şatafat dolu eşyaları ve hatta köşkü zihninizin bir kenarına kaldırmanızı rica edeceğim. Çünkü bir Türk askerinin asıl anlatmak istediği asla bu olamaz. 22-23 Aralık 1963 Tarihe kanlı noel olarak geçen 400’e yakın Türkün katledildiği ve Tabip Binbaşımız Nihat İlhan’ın da evi basılarak eşinin ve çocuklarının bir banyo küvetinde vahşice tarandığı o gecede Paolides ve arkadaşları bu köşkteki lüks ve sefa dolu yaşantılarının 6. yılını kutlamaktaydılar.

Seyir mevki vadiyi ve iki dağ arasındaki limanı rahatlıkla görecek şekilde konumlandırılmıştır. Gemilerle getirdiği kaçak silahları önce hayvanlar aracılığıyla köşke, sonrasında da dönemin terör örgütlerine pazarlamaktaydı. Köşkün iki önemli özelliği bulunmakta. İlki vadinin neresinden bakılırsa bakılsın köşkün görülemiyor olması. Diğeri ise köşke kuş bakışı bakıldığında köşkün tamamının bahçesiyle birlikte  bir silahı andırıyor oluşu. Bizler şu an o silahın namlusundayız ve namlu ne yazık ki Türkiye’yi göstermekte.

Kişi merkez taşın üzerine gelerek yönünü köşke  dönüp konuştuğunda ses yankılanarak kulaklarına geri gelmektedir. Bunun nedenlerinden biri buranın altının 8 metre kadar boş çevresinin ise yarım amfi şeklinde tasarlanmış olmasıdır. Bir avukat olan Paolides özellikle Cumhurbaşkanı Makarios’un duruşmalarından evvel buraya gelerek sesini dener motive olup duruşmalara öyle çıkarmış.

Dilek havuzu çevresinin göz şeklinde oluşu, içerisinin mavi oluşu ve suyla doldurulduğunda bir nazar boncuğunu andırmakta. Dönemin köşke gelen misafirleri yönlerini köşke dönerek sağ ellerine aldıkları parayı sol omuzları üzerinden buraya atmakta ve bir dilek dilemekteleremiş. Paranın tura gelmesi halinde dileklerinin kabul olacağına inanmaktalarmış.

Mavi Köşk hakkında merak ettiklerinizi, eleştiri ve beğenilerinizi, düzeltmek ya da eklemek istediklerinizi altta bulunan kısma yorum olarak yazabilirsiniz.

Kıbrıs Gezi Rehberi başlıklı yazımı okuyabilirsiniz